Spermiyogram

Spermiyogram ile ilgili referans yazılar bulunmaktadır.

Reaktif Oksijen Türleri

Reaktif Oksijen Türleri

Reaktif oksijen türlerinin (ROS) aşırı miktarda oluşturulması ve kreatin fosfokinaz gibi sitoplazmik enzimlerin yüksek aktivitelerinin varlığı, orta parçada aşırı miktarda rezidüel sitoplazması olan anormal spermleri gösterebilir (Rao ve ark., 1989; Gomez ve ark., 1996; Aitken ve ark., 2004).

Serbest Oksijen Radikallerinin oluşmasına sebep olan etkenlerin gösterimi

Reaktif oksijen türleri, oksijenin metabolitleri olup;

  • Süperoksit anyonu,
  • Hidrojen peroksit,
  • Hidroksil
  • Hidroperoksil radikalleri
  • Nitrik oksit içermektedir.

Aşırı miktarlarda ortaya çıktıklarında; hücre lipidleri, proteinleri ve DNA’sına oksidatif hasar oluşturarak patolojik değişiklikleri tetikleyebilirler (Griveau ve Le Lannou, 1997; Aitken ve ark., 2003; Henkel ve ark., 2004). Hücrelerin çoğu ya enzimatik (süperoksit dismutaz, glutatyon peroksidaz ve katalaz) ya da enzimatik olmayan antioksidan sistemlere (ürik asit, askorbik asit, α-tokoferol) sahiptir. Bu savunma mekanizmaları aşıldığında, sperm fonksiyonu bozulmaktadır (Agarwal ve ark., 2004). Reaktif oksijen türleri insan ejakülatında hem spermatozoa (Aitken ve Clarkson, 1987; Alvarez ve ark., 1987; Iwasaki ve Gagnon, 1992) hem de lökositler (Aitken ve West, 1990) tarafından üretilmektedir. Seminal plazma, bazı erkeklerde eksik olabilen serbest radikal antioksidan süpürücülere (scavengers) ve antioksidan enzimlere sahiptir (Jones ve ark., 1979; Smith ve ark., 1996). Böylece, spermin hazırlanması sırasında yardımlı üreme için seminal plazmanın alınması (bkz 5. Bölüm), bu hücreleri oksidatif saldırılara karşı savunmasız bırakabilmektedir. Yüksek miktarlarda ROS üretimi, peroksidatif hasar ve sperm fonksiyonunda kayba, hem nükleer hem de mitokondriyal genomlarda DNA hasarına neden olabilmektedir (Sawyer ve ark., 2003). İnsan spermlerinin kalitesini değerlendirmek için sık sık sperm canlılık analizlerinden yararlanılmaktadır. Bu analizlerin sonuçları, spermlerin lipid peroksidasyon durumuyla yüksek derecede korelasyon göstermektedir (Gomez ve ark., 1998).

ROS üretimi ve insan spermlerinin redoks aktivitesinin ölçümü için luminol veya lusigenin gibi prob çözeltilerinin kullanıldığı bir kemilüminesans prosedürden yararlanılabilir.

 

*Bu yazının tamamı WHO Laboratuvar El Kitabı- İnsan semeninin incelenmesi ve işlemlerden geçirilmesi 5. Basım Çevirisinin 142. ve 143. sayfalarından alınmış ve düzenlenmiştir. Kitabın tamamına ve verilen bilgilerin referanslarına http://apps.who.int/iris/bitstream/10665/44261/35/9789750011245_tur.pdf?ua=1sayfasından ulaşılabilir.

**Yazıda kullanılan görsel http://www.humineral.com web sitesinden alınmıştır.

CASA Terminolojisi

Bu yazıda CASA sistemleriyle ölçülen değişkenler için bazı standart terminoloji betimlenmektedir. SpermCell® raporunda elde edebileceğiniz parametrelere ek olarak CASA sistemlerinden elde edilecek raporlarda bulunan parametrelere ulaşabilirsiniz.

1. VCL, eğriçizgisel hız (curvilinear velocity ) (μm/s). Mikroskobik gözlem altında iki boyutta algılandığı gibi, bir sperm başının gerçek eğriçizgisel yolağı boyunca zamana göre ortalama hızı. Hücre canlılığının bir ölçümüdür.

2. VSL, doğrusal hız (rectilinear velocity ) (μm/s). Bir sperm başının, saptanan ilk konumuyla son konumu arasında çizilen düz çizgi boyunca zamana göre ortalama hızı.

3. VAP, ortalama yol hızı (average path velocity ) (μm/s). Bir sperm başının ortalama yolu boyunca zamana göre ortalama hızı. Bu yol, CASA cihazlarındaki algoritmalara göre eğri çizgisel traseyi düzleştirerek hesaplanır. Farklı CASA cihazları farklı algoritmalar kullandığı için, sistemlerin saptadığı değerler karşılaştırabilir düzeyde olmayabilir.

4. ALH, sperm başının lateral deplasman amplitüdü (μm). Sperm başının ortalama yoluna göre dış yana hareketinin boyutu. Ya maksimal değer veya bu deplasman amplitüdlerinin ortalaması olarak ifade edilebilir. Farklı CASA cihazları farklı algoritmalar kullanarak ALH’yi hesapladıkları için, sistemlerin saptadığı değerler karşılaştırabilir düzeyde olmayabilir.

5. LIN, doğrusallık (linearity ). Eğriçizgisel yolun doğrusallığı, VSL/VCL.

6. WOB, salınım hareketi (wobble ). O anki sperm hareket yolunun, ortalama yol etrafında salınım hareketinin ölçümü VAP/VCL.

7. STR, doğrusallık (straightness ). Ortalama hareket yolunun doğrusallık derecesi, VSL/VAP.

8. BCF, çaprazlama sıklığı (beat-cross frequency ) (Hz). Eğriçizgisel yolun ortalama yolu çaprazlama sıklığı.

9. MAD, ortalama açısal yer değiştirme (mean angular displacement ) (derece). Sperm başının eğri çizgisel yolu boyunca anlık dönüş açısının zamana göre ortalama mutlak değerleri.

Dikkat: Farklı CASA donanımları, bu motilite değişkenlerinin birçoğunu hesaplamak için farklı matematiksel algoritmalar kullanmaktadır. Tüm aletlerin ölçüm kriterlerinin denklik düzeyi henüz bilinmemektedir.

 

*Bu yazının tamamı WHO Laboratuvar El Kitabı- İnsan semeninin incelenmesi ve işlemlerden geçirilmesi 5. Basım Çevirisinin 155. ve 156. sayfalarından alınmış ve düzenlenmiştir. Kitabın tamamına ve verilen bilgilerin referanslarına http://apps.who.int/iris/bitstream/10665/44261/35/9789750011245_tur.pdf?ua=1sayfasından ulaşılabilir.
**Yazının başında kullanılan fotoğraf http://newshawktime.com web sitesinden alınmıştır.

Spermiyogram Testi Öncesi Sperm Durumunu Etkileyen Faktörler…*

Spermiyogram Testi Öncesi Sperm Durumunu Etkileyen Faktörler…*

Ejakülasyon sırasında semen, spermatozoanın konsantre süspansiyonundan oluşturulur, iki epididimde depolanır, aksesuar cinsel organlardan gelen sıvı salgılarla karışır ve seyreltilir. Semen birkaç bolus şeklinde atılır. Vazektomi öncesi ve sonrası semen hacimlerinin karşılaştırması, semen hacminin yaklaşık % 90’ının aksesuar bezlerden, esas olarak prostat ve seminal keselerden, önemsiz miktarlarda da bulbouretral bezler (Cowper bezi) ve epididimlerden gelen salgılardan oluştuğunu

göstermektedir.

Semen başlıca iki ölçülebilir özelliğe sahiptir:

  • Toplam spermatozoa sayısı. Testislerden sperm üretimi ve post-testiküler duktal sisteminin açık olduğunu gösterir.
  • Değişik aksesuar bezler tarafından katkı sağlanan toplam sıvı hacmi: Bezlerin salgılama aktivitesini yansıtır.

Spermatozoanın özellikleri (vitalite, motilite ve morfoloji) ve seminal sıvının bileşimi de sperm fonksiyonu için önemlidir. Cinsel birleşme sırasında ejakülatın ilk kısmını oluşturan spermden zengin prostat fraksiyonu, vajinaya doğru yayılan servikal mukusla temas kurarken, sıvının geri kalan kısmı vajinada bir havuz halinde kalır. Aksine, laboratuvar ortamında ejakülatın hepsi bir kapta toplandığından, spermatozoa seminal kese kaynaklı proteinlerden gelişmiş bir koagulum içine hapsedilir. Bu koagulum, daha sonra prostatik proteazlar tarafından sıvılaştırılır (likefaksiyon). Bu sırada sıvının osmolalitesi yükselir. Semen numunelerinin kalitesinin ejakülatın oluşum tarzına göre değiştiğine ilişkin bazı kanıtlar mevcuttur.

ICSI Görseli
Mikro Enjeksiyonun (ICSI) Fotoğrafı

Laboratuvar yakınındaki bir odada mastürbasyonla alınıp kaplar içine toplanan ejakülatlar, evde cinsel birleşme sırasında spermisit içermeyen kondomlara alınan ejakülata göre daha düşük kalitede olabilmektedir. Mastürbasyonla numune verene kadar geçen ve ejakülasyondan önceki seminal emisyonu da kapsayan süre, semenin kalitesini de etkilediği için, bu farklılık, değişik bir cinsel uyarılma biçimini yansıtabilir.

Belli numune toplama koşulları altında semen kalitesi, testislerde sperm üretimi, aksesuar organ salgıları, yakın zamanda geçirilmiş (özellikle ateşli) enfeksiyonla birlikte cinsel perhiz süresi gibi genellikle değiştirilemez faktörlere bağlıdır. Bu faktörler kaydedilmeli ve sonuçları yorumlarken göz önüne alınmalıdır.

Laboratuvarda semen kalitesinin ölçüm sonuçları aşağıdaki faktörlere bağlı olacaktır:

  • Numunenin tümüyle toplanması: Ejakülasyon sırasında atılan ilk semen fraksiyonları esasen spermden zengin prostat sıvısıyken, daha sonraki fraksiyonlar daha çok seminal kese sıvısını içerir. Bu nedenle, ejakülatın ilk  (spermden zengin) fraksiyonunun kaybı son fraksiyonunun kaybına göre semen analizi sonuçlarını daha fazla etkilemektedir.
  • Ejakülasyon sırasında konsantre epididim spermatozoasını seyrelten sıvılar salgılayan aksesuar cinsel bezlerin aktivitesi. Ejakülattaki toplam sperm sayısının aksine (sperm konsantrasyonuyla semen hacminin çarpımı) diğer üreme organlarının işlevlerinden etkilendiği için, sperm konsantrasyonu, testiküler sperm üretiminin doğrudan ölçütü değildir. Örneğin, en azından bazı toplumlarda yaşla birlikte seminal sıvı ve toplam sperm üretimi birlikte azaldığından, genç ve yaşlı erkeklerin semenlerindeki sperm konsantrasyonları benzer olabilmesine rağmen, toplam sperm sayıları farklılık gösterebilir.
  • Son cinsel aktiviteden itibaren geçen zaman. Spermatozoa epididimlerde toplanır, daha sonra uretra içine taşar ve idrarla yıkanıp atılır. Epididim işlevleri bozulmadığı sürece, spermlerin vitalitesi ve kromatini cinsel perhizin uzamasından olumsuz etkilenmemektedir.
  • Sondan bir önceki cinsel perhiz süresi: Epididimler tek bir ejakülasyonla tamamen boşalmadığından bir önceki ejakülasyondan bir miktar spermatozoa kalır. Bu durum, ejakülattaki spermatozoanın yaş dağılımını ve kalitesini etkilemektedir. Bu etkilenmenin boyutunu saptamak zor olduğu için nadiren hesaba katılmaktadır.
  • Ejakülat başına düşen spermatozoa sayısını etkileyen testis büyüklüğü. Testislerin büyüklüğü, sperm morfolojisini de etkileyen spermatogenetik aktivitenin düzeyini yansıtır.

Bu değişken ve geniş ölçüde kontrol edilemeyen faktörler, bireyin semen bileşimindeki kişiye özgü değişkenliği de açıklamaktadır. Bu çeşit değişkenlikler semen analizlerinin yorumlanması açısından bazı sonuçlara yol açmaktadır.

  • Tek bir semen numunesinin değerlendirilmesiyle bir erkeğin semen kalitesini tanımlamak mümkün değildir.
  • Temel verileri elde etmek için iki veya üç numuneyi incelemek yararlı olur.

Ejakülattaki tüm spermatozoa topluluğunda yapılan ölçümler fertilizasyon (dölleme) bölgesine ulaşan birkaç spermin dölleme kapasitesini tanımlayamaz, ancak bu durumdan bağımsız olarak semen analizi, bireyin klinik durumu hakkında temel bilgiler sağlar. Sonuçlarla geçerliliği onaylanmış yararlı bilgiler sağlanması amaçlanıyorsa, semenin toplanması ve analizi her yönden uygun biçimde standardize edilmiş yöntemlerle gerçekleştirilmelidir.

*Bu yazının tamamı WHO Laboratuvar El Kitabı- İnsan semeninin incelenmesi ve işlemlerden geçirilmesi 5. Basım Çevirisinin 7 ve 8. sayfalarından alınmış ve düzenlenmiştir. Kitabın tamamına ve verilen bilgilerin referanslarına http://apps.who.int/iris/bitstream/10665/44261/35/9789750011245_tur.pdf?ua=1 sayfasından ulaşılabilir.